İlham Verenler sohbetlerine devam ediyoruz. Bu haftaki konuğumuz Linde Gaz Ülke Satış Direktörü Nedim Yılmaz
İsterseniz önce bir teşekkür ile başlayalım. Hayatınızda birine teşekkür edecek olsanız bu kim olurdu ve neden?
Hayatımda birçok kişiye teşekkür borçluyum. Öncelikle eşim… O benim enerji kaynağım; hayata daha umutla, sevgiyle ve pozitif bakmamı sağlıyor. Annem ve babam ise bugünlere gelmemin en önemli mimarları. Babamdan zor zamanlarda pes etmemeyi, mücadele etmeyi; annemden ise şükretmeyi ve sabırlı olmayı öğrendim. Bugün hayata daha güçlü ve umutla bakabiliyorsam, onların emeklerinin payı çok büyük.
Sizi tanıyabilir miyiz, yaşamınızdaki kilometre taşlarından bahseder misiniz?
1984 yılında Üsküdar’da doğdum. 8 ve 11 yaşlarında iki oğlum var. Uludağ Üniversitesi Ekonomi mezunuyum, ardından Gebze Teknik Üniversitesi’nde MBA programımı tamamladım.
Linde Gaz ile yolum tam 20 yıl önce, finans departmanında yaptığım bir stajla kesişti. O stajın hayatımda uzun bir yolculuğun kritik başlangıcı olacağını o gün hiç tahmin etmezdim. Askerlik sonrası pazarlama bölümünde göreve başladım. Pazarlama İletişimi ve Fiyatlandırma deneyimleri sonrası 3 yıl boyunca Pazarlama Direktörlüğü yaptım. Global bir şirkette, 10 yıl boyunca pazarlamanın her alanında görev almak benim için eşsiz bir deneyim oldu.
Sonrasında hayatımın en önemli kararlarından birini vererek Satışa geçiş yaptım. Yaklaşık 7 yıl boyunca Perakende ve İç Satışlar Direktörlüğü görevini yürüttüm. Şimdi ise yenilenen organizasyonumuzda 1 yılı aşkın süredir Ülke Satış Direktörü olarak, muhteşem ekibimle birlikte bu yolculuğu sürdürüyorum.
Profesyonel hayatımın yanında koçluk ve mentorluk programlarıyla hem şirket içinde hem de şirket dışında farklı insanlara dokunmaya devam ediyorum.
Günlük yaşamınızda rutinleriniz var mıdır, varsa paylaşır mısınız?
Rutinlerim arasında yürüyüş ve yüzme var. En çok keyif aldığım aktivite ise oğullarımla futbol oynamak. Onlarla sahada koşturmak bana hem huzur veriyor hem de hayatın temposunda enerjimi yeniden toplamamı sağlıyor.
Kariyerinizde dönüm noktası olarak gördüğünüz en önemli kırılma anı neydi? Bu an, sizi nasıl dönüştürdü?
En önemli dönüm noktası pazarlamadan satışa geçme kararım oldu. Bazen doğru zamanda doğru yerde olmak kadar, kendini iyi tanımak da çok kritik. Hayat insana fırsatlar sunuyor; bize düşen, hedeflerimiz doğrultusunda o fırsatlara hazır olmak. Benim için bu geçiş, insanlara daha doğrudan dokunabileceğim, sonuçları yakından görebileceğim bir dünyanın kapılarını açtı.
Ekibinize alacağınız kişilerde nelere dikkat edersiniz?
Öncelikle işin gerektirdiği teknik bilgiye sahip olmasını önemsiyorum. Ama bu tek başına yeterli değil. Yüksek iletişim becerisi, sorumluluk sahibi, öğrenmeye açık, iş birliğine yatkın ve ortak hedefler için çaba göstermeye istekli olmak çok değerli. Çünkü doğru kişilik özellikleriyle birleşen bilgi ve deneyim, ekibin başarısını katlıyor.
Ünvanlardan bağımsız, güven ve saygı temelli, birbirinden ilham alan bir ekip ortamı yaratmaya inanıyorum. Dayanıklılık (resilience) da günümüzde çok önemli bir özellik. Zorluklar karşısında yılmayan, motivasyonunu koruyan ve idealleri doğrultusunda çalışmaya devam eden ekip arkadaşlarıyla birlikte üretmek bana her zaman büyük ilham veriyor.
Sizce satış dahil hayatın her alanında kadın-erkek dengesinin sağlanması neleri değiştirebilir?
Kısaca, yaşamı değiştirir. Bugün bu dengeyi sağlamış ülkelerin geldiği noktayı net görebiliyoruz. Linde Gaz olarak bu dengeye çok önem veriyoruz. Satış ekibimizde kadın çalışan oranımız %25 ve bu oranı sürekli yukarı çıkarmayı hedefliyoruz.
Kadınların daha güçlü şekilde var olduğu organizasyonlarda daha umutlu, daha mutlu ve daha insan odaklı yapılar ortaya çıkıyor. Bunu birebir deneyimlediğim çok an oldu. Bir kriz anında kadın ekip arkadaşlarımın olduğu bir masaya yöneldiğimde, kısa bir sohbet sonrası duruma çok daha iyimser bakarak hep birlikte çözüm üretebildik. Gerçekten sihirli dokunuşlar yapıyorlar.
Öğrencilere kariyer yolculuklarında neler tavsiye edersiniz?
Öğrencilere tavsiyem, okul dönemlerinde sosyal kulüplerde aktif rol almaları, farklı karakterler tanımaları. Üniversite yıllarında part-time iş deneyimi kazanmaları çok büyük bir artı olur. Proje yönetimlerinde yer almak, ekip çalışmasını öğrenmek de gelecekte büyük avantaj sağlar.
Bugünün dünyasında iletişimi güçlü, sosyal, duygusal zekâsı yüksek bireyler öne çıkıyor. Bunun yanında yeni nesile şunu da özellikle söylemek isterim: Yapay zekâ, dijitalleşme, girişimcilik gibi alanlara meraklı olmalıyız. Sadece teorik öğrenmeye değil, denemeye, yanılmaya ve yeniden denemeye açık olun. Kariyerinizin en büyük sermayesi bu olacak.
Sevdiğiniz bir kitaptan beğendiğiniz bir paragrafı bizimle paylaşabilir misiniz?
Amerikalı motivasyon yazarı William Arthur Ward’ın sözü beni çok etkiler:
“Karamsar rüzgardan şikâyet eder, iyimser rüzgarın değişmesini bekler, gerçekçi ise yelkenlerini rüzgâra göre ayarlar.”
Değişimlere uyum sağlamak ve hazırlıklı olmak günümüz dünyasında en kritik becerilerden biri.
Sık kullandığınız bir atasözü var mı? Yoksa size göre herhangi bir durumu en iyi anlatan atasözü hangisi?
Satış ekibi olarak son bir yıldır manşetimize aldığımız bir söz var: “Gökyüzü, sadece uçmak isteyenlerin sınırıdır.” Bizim de büyük hayallerimiz var ve bu hayallerimize sınır koymuyoruz.
Son olarak şunu söylemek isterim, benim yolculuğumun özeti şu: Fırsatlar sizi bulmaz, siz hazır olduğunuzda kapınızı çalar. O yüzden hayalleriniz için her daim hazırlıklı olun.
SALES NETWORK Topluluğu’nu başkalarına nasıl anlatırsınız?
Sales Network, satış gibi zor bir alanda, deneyim paylaşımı ve keyifli etkinliklerle üyelerine sürekli yeni ufuklar açan çok değerli bir topluluk. Bu ailenin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.